Share

Tureks, Abd’deki̇ Başarısını Avrupa’ya Taşıyacak

Tureks, ABD’deki başarısını Avrupa’ya taşıyacak Halk arz süreci dönüm noktası olacak Doğal taş ve mermer sektöründe halka açılmaya hazırlanan ilk firma olan Tureks Turunç Madencilik, yeni yatırımlarıyla ABD’de yakaladığı başarıyı Avrupa’ya da taşıyacak.

Marble Systems markasıyla, 30 ülkeye özel tasarım işlenmiş doğal taş ve mermer ihracatı yapan Tureks Turunç Madencilik, ABD ve Avrupa’daki yatırımlarına yenilerini ekleyecek.

2023 yılında ABD ve Avrupa’daki yeni shoowroom ve depo yatırımlarına hız vermeyi hedefleyen Tureks, ABD’de yakaladığı dağıtım ağı başarısını Avrupa’da da genişletmek istiyor. Afyon’un dünyaya açılan markalarından biri olarak ABD’deki bine yakın bayi, 12 showroom ve 7 deposuyla devasa bir altyapıya sahip olan firma, uluslararası pazar payını da her geçen gün artıracak adımlar atmaya devam ediyor. EKONOMİ EGE’ye konuşan Marble Systems Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Cavit Turunç, kurdukları geniş satış ağıyla dünyanın bütün noktalarına hizmet sunduklarını söyledi.

“Türkiye’de her zaman ilk 5 firma arasındayız”

Faaliyetteki 10 mermer ve doğal taş ocaklarına sürekli yatırım yaptıklarını ifade eden Turunç, 35 bin metreküp üretim hacmine ulaştıklarını söyledi. 1 milyon metrekarenin üzerindeki satış ve üretim hacmiyle 900’den fazla doğal taşı, fabrikalarda dönüştürerek iç ve dış mekanlarda kullanıma sundukları bilgisini paylaşan Osman Turunç, “2022 ilk 10 ay verilerine göre, işlenmiş mermer 1,89 milyon ton ve 822,60 milyon dolarla toplam maden ihracatımız içinde en fazla ihraç edilen ürün. Türkiye’de mermer ihracatı olarak hep ilk 5’te yer aldık, bu durum sürekli büyüme ve gelişmemizi sağladı. Bugün 42 ülkede Marble SysTureks Turunç Madencilik, madenlerden çıkan mermeri en küçük parçasına kadar katma değeri yüksek ürünlere dönüştürüyor. tems tasarımlarına ulaşmak mümkün” dedi.

 

“Sıfır Atık politikamızla daha cesur adımlar atıyoruz”

En fazla ihracat yaptıkları ülkelerin başında ABD, İngiltere, Libya, İtalya ve Nijerya’nın geldiğini kaydeden Turunç, yeni yatırımlar ve Ar-Ge çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: “Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. Bugün gerek kendi fabrikaları2022 yılında 880’den fazla tasarımı, farklı model ve renklerle harmanlayıp ürün gamını yeni koleksiyonlarla buluşturarak piyasaya sunduklarını söyleyen Turunç, “Tureks’in önümüzdeki yıllarda en büyük farkı Ar-Ge çalışmaları ve geniş koleksiyonları ile yaratacağına inanıyoruz. Planladığımız halka arz süreci de bizim için önemli dönüm noktalarından biri olacak. Hedeflerimizde ABD ve Avrupa’da yeni shoowroom ve depo yatırımları, ABD’de satış ağımızı plaka konusunda genişletmek ve ABD’de yakaladığımız dağıtım ağı başarısını Avrupa’da da gerçekleştirmek var.” mız gerekse sektör için üzerinde çalıştığımız en değerli projelerimizden biri; plaka üretim hatlarımızdaki enerji tasarrufu projesi. Bu alandaki çalışmalarımızla hedefimiz genel enerji tasarrufu açısından yüzde 20, hatlardaki ısınma adına harcanan enerji kapsamında ise yüzde 80 oranında tasarruf sağlamak. Ambalaj kullanımının azaltılması üzerine yaptığımız Ar-Ge çalışmaları ve bir de GES projemiz var. Üretim tesislerimizde ise verimliğe ve ambalaj tasarrufuna yönelik otomasyonu içeren yatırım projelerimiz sürüyor” şeklinde konuştu. Firmanın “sıfır atık’ politikasının tasarım alanında da daha cesur adımlar atmalarını sağladığını ifade eden Turunç, “Madenlerden çıkan mermeri en küçük parçasına kadar katma değeri yüksek ürünlere dönüştürüyoruz. Bu sayede bu değerli madeni mümkün olan her şekilde değerlendiriyor, özel projeler ve değerli müşterilerimiz için farklı tasarımlar olarak hayata geçiriyoruz” dedi.

“Sektöre yapılacak yatırımlar rekabet açısından çok önemli”

Doğal taş ve mermer sektörünü 2023 yılında bekleyen tablo hakkında değerlendirmelerde de bulunan Turunç, dünya genelinde talebin azalmadan devam edeceği öngörüsünde bulundu. Turunç, dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak pazar değişkenliği ve ürün çeşitliliğine ayak uydurmanın, hareket kabiliyeti kısıtlı olan doğal taş ve mermer sektörü için dezavantaj oluşturabileceğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Çin’in uzun süre kapalı kalması ve lojistikte yaşadığı problem nedeniyle ABD ve Avrupalı firmalar Türkiye pazarını yöneldi. ABD ve Avrupa özellikle bizim firmamızın en iyi olduğu katma değerli ürünlerin üretiminin yer aldığı ülkemize yöneldi. Bu ivmeyi devam ettirmek adına sektörün yapacağı yatırımların çok değerli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.